Berlin Gezisi 02.01.2013 – 05.01.2013

Yeni yılı yurtdışında geçirme fikri doğrultusunda Viyana’ya seyahat fikri oluştu. Tüm hazırlıklarımı yaptıktan sonra madem bu kadar masraf yapıyorum diyerekten  Viyana harici biryerlere daha gitmek istedim. En mantıklı yer olarak Berlin kafamda belirdi. Planıma göre yılbaşını Viyana’da geçirdikten sonra Berlin’e doğru hareket edecektim ve Berlin’den de İstanbul’a dönecektim.

Viyana’dan ÖBB(Avusturya Demiryolu İşletmesi)’den almış olduğum biletle 01.01.2013 gecesi yolculuğa çıktım. Trenin rotası Viyana Berlin arası en kısa mesafe olan Prag üzerinden olanıydı. Biraz sorunlu bir tren yolculuğu olsada yaklaşık 10 saatlik yolculuk sonrası Berlin’e vardım.

Tabii ilk iş olarak hemen 3 günlük metro kartı alıp doğrudan oteli bulmak üzere yola koyuldum. Otelim Ibis Budget oteliydi. Otelin linki ise: http://www.ibis.com/gb/hotel-5058-ibis-budget-berlin-city-potsdamer-platz-ex-etap-hotel/index.shtml

Oteli çok fazla tavsiye edebilirim. Çünkü konum olarak Postdamer Platz’da idi ve çok merkezi bir konumda yer alıyordu. Ayrıca fiyatı ucuz, çok temiz ve tüm ihtiyacınızı karşılayacak bir otel olması diğer güzellikleriydi.

İş yerinden bir arkadaşımla ilk gün buluştum. Arkadaşım 3 gün önce gelmişti ve gezilecek yerleri biliyordu. Bana ilk gün hızlıca Brandenburger Tor(Ünlü Kapı), Tiergarten, Reichstag Binası gibi yerleri gezdirdi. Berlin’le ilgili tiyolar verdi.

Sonraki gün ben kendi turuma başladım. Önce Alexanderplatz’a gittim. Burasını Taksim meydanının Berlin uyarlaması olarak düşünebilirsiniz. Bu meydanda şehrin heryerinden görebileceğiniz televizyon kulesi yer almakta. Peki ben kuleye çıktım mı? Tabii ki hayır 🙂 Ayrıca Alexanderplatz’da Rotes Rathaus(Belediye Binası) binasını da görebilmektesiniz.

AlexanderPlatz

Sonrasında Alexanderplatz’dan müzeler adası olarak belirtilen kısma doğru yürüdüm. Müzeler adasında istediğiniz her türde müze bulabilirsiniz. Benim ilgimi Pergamon Müzesi(Bergama) çektiği için sıraya girip yaklaşık 45 dakika soğukta bekledikten sonra müzeye girebildim. Bu müzede Bergama’dan getirilen tarihi eserlerin yanısıra Suriye, Irak, İran gibi ülkelerden getirilen tarihi eserler de bulunmakta. Bu müzedeki eserler konusunda Türkiye ile Almanya arasında ihtilaf sürmekte. Ama şunu söyleyebilirim ki tüm eserleri çok iyi korumuşlar. Herhalde alıp götürmeselerdi o eserler ya yok olurdu ya da birilerine satılırdı. En azından orada bu eserleri görebiliyoruz.

P1030639

Müze adasından çıktıktan sonra yürüyerek müze adası civarını dolaştım. Sonrasında Potsdamer Platz‘daki Sony Center‘ı gezdim. Sony Center Sony’nin yapımında sponsor olduğu ufak bir alışveriş merkezi. Sony Center’ın enteresan bir tavanı var ve ışıklandırmasını da başarılı yapmışlar.

İlk günkü turumu bu şekilde tamamladıktan sonra ikinci günü Checkpoint Charlie denilen yere giderek başladım. Burası Berlin Duvarı’nın olduğu zamanda Amerikalılara ait kontrol noktasıydı. Şimdi ise tamamen turistik olarak ziyaret edilmekte.

P1030695

Berlin duvarından bahsetmişken Berlin’de herşeyin duvarla alakalı olduğuu söylemeden geçemeyeceğim. Örneğin Postdamer Platz’da asfalt yolda iki sıra halinde parke taşından bir iz görebilmektesiniz. Parkenin olduğu bölümde önceden Berlin duvarı yükselmekteydi. Şehrin farklı bölgelerinde duvar parçalarını görebilmektesiniz. Genelde bu duvar parçalarında çok güzel grafitiler yer almakta. Ayrıca hediyelik eşya mağazalarında en fazla olan şey Berlin duvarı parçası.

P1030689

Checkpoint Charli’den sonra Jüdisches Museum(Yahudi Müzesi)’ne gittim. Bu müzede soykırıma ve Yahudiliğe ait eserler bulabilirsiniz.

Yahudi Müzesinin yakınında bulunan Topographie des Terrors müzesine yürüyerek geçtim. Bu müze bayağı ilgimi çekti. Özellikle Hitler dönemini, Hitler’in nasıl iktidar olduğunu, SS’lerin nasıl örgütlendiği gibi bir sürü detayı bulabileceğiniz güzel bir müze. Üstelik ücretsiz.

Müze gezilerinden sonra ise Kreuzberg bölgesine doğru geçtim. Burası bildiğiniz gibi Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölge. Her yerin Türk işyeri ve evleriyle dolu olduğu bir yer. Çok yabancılık çekeceğinizi sanmıyorum 🙂

Son gün ise Reichstag binasına girmeye çalıştım. Buraya giriş yöntemi biraz farklı. Ya çok sıra bekleyip binanın hemen dışındaki kulübede kayıt işlemi yaptırıyorsunuz ya da http://www.bundestag.de/htdocs_e/visits/kupp.html linkeinden online kayıt olarak randevulu şekilde giriş yapabiliyorsunuz. Bu bina Alman Parlementosu olarak işlev görmekte. Turistik olarak ise meclis oturumunun yapıldığı kısım ile çok farklı bir mimariye sahip olan çatısına çıkabiliyorsunuz. Bu çatının özelliği ise Alman’ların çevreye duyarlılıklarını simgesel olarak göstermesidir. Camdan yapılan çatı ve ayna sistemi ile meclis oturum alanı güneş ışığı ile aydınlatılmakta, yine aynı çatının açık olan kısmından giren hava ile meclis oturum alanı havalandırılmaktadır. Zaten parlemento kompleksinde ön plana çıkardıkları konu çevreye duyarlı geri dönüştürülebilir enerji kullanmalarıydı.

P1030717

P1030733

Son olarak görmenizi isteyeceğim yer ise Berlin Tren İstasyonu (Deutsche Bahn Berlin Bahnhof). Bu bina tamamen camdan yapılma ve  gerçekten içini gezmenizi tavsiye edebilirim. Gerçekten güzel bir modern mimari eseri.

P1030712

Gelelim yeme içme bigilerine. Berlin çok çeşitli miletten insanların yaşadığı bir şehir olduğu için her türlü dünya mutfağını bulabiliyorsunuz. Benim tercihim ağırlıkla İtalyan restoranları oldu. Almanların ekmekçiliği iyi olduğu için sandviçlerini de deneyebilirsiniz.

Kışın gittiğim için çok soğuk ve kasvetliydi. Sanırım bahar ayları Berlin’de zaman geçirmek için çok daha uygun olacaktır.

Hepinize iyi gezmeler dilerim,