Büyük İspanya Gezisi (11.03.2013 – 17.03.2013)

Mart başında mevcutta devam ettiğim işten ayrılmıştım. Yeni işime başlayacağım tarihe kadar gezmek dolaşmak için uygun zamanım vardı. Bunun için işten ayrılmadan hemen vize evraklarımı hazırladım, hızlıca Schengen vizesine başvurdum. İtalya’dan vizemi aldım ama daha nereye gideceğime karar vermemiştim.

Bu yolculukta ise yol arkadaşım babam oldu. Kimilerinin babanla mı gittin dediğini duyar gibi oluyorum. Babam kafa adamdır gayet keyifli bir gezi oldu kendisiyle J

Asıl sorunumuz nereye gideceğimize karar verememiş olmamızdı. Babamın fikrini de  alarak İspanya’ya karar kıldık. Ben daha önce Barcelona’ya gitmiştim ama Endülüs kısmını çok merak ediyordum. Bunun üzerine İspanya’nın geniş bir kısmını kapsayacak bir gezi planı çıkardım.

Planım şu şekildeydi;

Barcelona’ya uçuş orayı gezdikten sonra ardından Valencia, Alicante, Granada, Cordoba, Sevilla ve Malaga geçecektik. Malaga’dan ise dönüş uçuşumuz vardı.

Otelleri ise uçuştan bir gün önce Ibis otellerinden ayarladım. Accor grubuna ait oteller sizlere standart bir hizmet sunuyor ve özellikle amacınız gezmekse temiz ve şık bir odayı şehir merkezine yakın olarak çok uygun fiyata bulabiliyorsunuz. Nasıl bir otelle karşılaşacağınızı da düşünüyorsunuz. Benim için gezi planlarında büyük kolaylık oluyor.

Bu kadar yeri yürüyerek gezecek değiliz. Bize bir  araba lazımdı onu da gitmeden kiraladım.

Bu kadar bilgiden sonra şimdi neler yaptığımızı anlatmaya başlayabilirim.

Arnavutluk-Makedonya gezimiz 1.Gün Tiran gezisi(28.10.2010)

Arkadaşımla birlikte 29 Ekim’deki 4 günlük tatili fırsat bilip seyahat planı yaptık.Planımız Tiran’a uçup oradan Ohrid ve Üsküp’e geçip,Üsküp’ten uçakla İstanbul’a dönmekti.

Bu doğrultuda 28 Ekim sabahı THY’nin düzenlediği İstanbul-Tiran uçuşuyla uçuşumuzu gerçekleştirdik.Tiran’a  inip pasaport kontrolünden geçmemiz biraz problemli oldu.Neden geldiğimizi,ne kadar kalacağımızı,dönüş biletimiz olup olmadığı,otel rezervasyonu yapıp yapmadığımız,ne kadar para yanımızda olduğu gibi sorularla karşılaştık.Allah’tan herşey mevcuttu sonunda giriş mührünü pasaportumuza vurup Tiran Nene Thresa(Rahibe Teresa) Havaalanından Tiran şehir merkezine orada bulunan otobüsü kullanarak geçtik.250 Liretlik bilet satın alarak gidebiliyorsunuz.Ancak biz 2,5 Euro vererek şehir merkezine gittik.

İlk işimiz kalacağımız yere gitmek oldu.Biz rezervasyonlarımızı www.hostelbookers.com sitesinden yaptık.Burada tercihimizi en fazla puan alan yerlerden yana kullandık.Tiran’da Freddy’s Hostel’de kaldık.Burası şehir meydanının hemen arkasındaki sokakta,temiz,odalarında banyosu olan güzel bir hosteldi.Buraya girişimizi yaptıktan sonra hemen gezmeye başladık.

İlk iş olarak şehir meydanında dolaşmaya başladık.Aslına bakarsanız Tiran çok büyük bir şehir değil.Yürüyerek kolaylıkla gezebilirsiniz.Burada İskenderbey(Skanderbeg) meydanını dolaştık.Burada iskender Beyin at üzerindeki heykeli bulunmaktadır.Bu heykelin hemen yanı başında Ethem Bey Camii’sini ve caminin yanında Tiran Saat Kulesini görebilirsiniz.

Aynı zamanda Tiran Arnavutluk’un başkenti olduğundan dolayı bu meydanın etrafında bakanlıklar bulunmaktadır.

İskenderbey Meydanındaki heykelin kuyruk yönünde ilerlediğinizde şehrin restoran,cafe ve eğlence yerlerinin bulunduğu Blokku denen yere geçebilirsiniz.Bu yol üzerinde bir kanal bulunmaktadır.Kanalı geçtiğinizden sonraki paralel sokaklarda çok güzel yerler bulabilirsiniz.Biz bu yolu takip ederek Parku i liqenit parkına gittik.Burası da görülmesi gereken çok güzel bir park.

Tabii bu kadar yol yürüdükten sonra insan acıkyor.Bizde parktaki Arnavutlar’a yöresel yemekleri yiyebilceğimiz bir restoran sorduk.Bizi Juvenilja Castello ismindeki bir mekana yönlendirdiler.Burası Sheraton Oteline çok yakın bir noktada bulunmaktadır.Eski bir kale görünümünde yapılmış bir mekandır.Buraya gittiğimizde yöresel yemeklerinden yemek istediğimizi söyledik.Ancak gördüğümüz ağırlıkla İtalyan yemekleri olduğuydu.Ancak sonra restoranın müdürü bizimle ilgilendi ve yöresel yemeklerini sıraladı.Bunlar arasında dolma,börek,arnavut ciğeri,ali paşa pilavı,elbasan tava vb. yemekler vardı.Bizde ortaya arnavut ciğeri,ali paşa pilavı ve elbasan tava istedik.Yanına da Tiran birası istedik ki tadı gayet iyidir.(http://www.juvenilja.com/index-ang.html)

Yemeklerimizi yedikten sonra Blokku bölgesini detaylı gezdik ve bir kaç mekana oturup içeceklerimizi içtik.Akşam üzerine doğru hostele gidip biraz mola verdik.Sonrasında tekrar Blokku bölgesine geçtik.Bu seferki niyetimiz akşam yemeği yiyebileceğimiz bir yer bulabilmekti.Burada da yolda sorduğumuz birinde Era adındaki mekanın iyi olduğunu öğrendik.Burada yöresel yemekler olduğu gibi İtalyan yemekleri de vardı.Biz pizza,salata  yedik.Oraya has sanırım erik rakısını denemek istedik.ama çok sert bir içkiydi.Sonrasında Tiran birasına geri dönüş yaptık.Yemeğimizi yedikten sonra yine sokaktaki kişilere sorarak Vogue isimdeki bar-cluba gittik.Gayet güzel bir mekandı.Biz hafta içi gittiğimiz için club kısmı açık değildi.Saat 11 gibi mekandan ayrılarak hostele döndük.Yarınki Ohrid otobüs seyahati için dinlenmeliydik.

Arnavutlar hakkında yorumda bulunursam Türkleri seviyorlar.Her türlü konuda yardımcı olmaya çalışıyorlar.Ayrıca bir çok kelime Türkçedeki gibi olduğu için bazı konularda kolay anlaşılabiliyorlar.Bunun haricinde maddi durumları iyi olmamalarına rağmen otobüsleri 70’li yıllardan kalmasına rağmen sokaklar,otobüsler çok temizdi.Aynı biz yani 🙂